Cemil Durman.Dil ve Konuşma TerapistiAra
‹ Tüm Blog Yazıları
Dil Gelişimi

“Söylediğimi Yapmıyor”: Yönergeleri Anlamak ile İstememek Arasındaki Fark

Günlük yönergelerde zorlanan çocuklarda dili, ortamı ve seçimleri birlikte düşünmek için ailelere somut örnekler.

Cemil Durman · Dil ve Konuşma Terapisti
· 2 dk okuma

Dil, konuşma ve iletişim desteğini betimleyen temsili illüstrasyon
Temsili illüstrasyon.

Davranışın nedenini hemen varsaymayın

Bir çocuk söyleneni yapmadığında anlamamış, duymamış, dikkatini başka yere vermiş veya yapmak istememiş olabilir. Tek bir olaydan hangisinin geçerli olduğunu çıkaramayız. Önce ortamı ve verilen mesajı düşünmek yararlıdır. Bu yazı davranışın nedenini belirleyen bir test değildir; görüşmeye götürebileceğiniz gözlemleri daha somut hâle getirmeyi amaçlar.

Yönergeyi kısa ve açık kurmak

“Oradakileri alıp eskisinin yanına koy, sonra hazırlan” gibi bir ifade birçok bilgi içerir. Gerekirse tek bir işi açıkça söyleyebilirsiniz: “Kitabı masaya koy.” Sonra yanıt için alan bırakın. Her güçlüğü daha yüksek sesle tekrar ederek çözmeye çalışmayın. Açıklamanın kısalması, çocukla yaşına uygun olmayan bir üslupla konuşmanızı gerektirmez.

İşaret ve bağlamı gözlemek

Nesneyi gösterdiğinizde yapıp yalnızca söylediğinizde zorlanıyorsa bunu not edebilirsiniz. Fakat evde yardımları aniden kaldırıp çocuğu sınamak gerekli değildir. Günlük ihtiyaçlarda destek sunmaya devam edin. Terapiste hangi ipucunun yardımcı olduğunu anlatın. Tanıdık bir rutindeki başarıyla yeni bir yönergeyi anlamak farklı bilgiler verebilir; ikisini birlikte paylaşmak değerlidir.

İstememeye de alan tanımak

Çocuk ne istendiğini anlayıp oyunu bırakmak istemeyebilir. Böyle bir durumda dili anlamasıyla tercihinin farklı olması birbirine karıştırılmamalıdır. Güvenli sınırlar içinde seçim sunmak veya geçiş hakkında önceden bilgi vermek düşünülebilir. Her “hayır” yanıtını dil güçlüğü saymayın. İletişim, yalnızca yetişkinin isteğini yerine getirmekten ibaret değildir.

Okul ve ev örneklerini karşılaştırmak

Evde daha rahat, sınıfta daha zorlanıyorsa ortam gürültüsü, mesaj uzunluğu ve grup düzeni gibi ayrıntıları konuşabilirsiniz. Öğretmenden somut bir örnek isteyin. “Dinlemiyor” etiketi yerine ne söylendiği ve çocuğun nasıl yanıt verdiği paylaşılmalıdır. İşitmeyle ilgili kuşku varsa uygun değerlendirme gerekir; dil değerlendirmesi bunun yerine geçmez.

Ne zaman değerlendirme düşünülür?

Anlama güçlüğü günlük katılımı etkiliyor veya kaygı sürüyorsa dil ve konuşma terapistine danışılabilir. Dilin anlaşılması, ifade edilmesi ve diğer gelişim bilgileri birlikte değerlendirilir. Yönerge sayısını artırarak her gün sınamak uygun bir takip yöntemi değildir. Çocuğun güçlü olduğu durumları da paylaşın. Hedef, ihtiyaç duyduğu iletişim desteğini belirlemektir.